Genel konularGüncellendi:

Psikosomatik nedir? Psikosomatik hastalıklar, belirtileri ve tedavisi

Yazan: Psikonet Editörü · Bilimsel gözden geçirme: H. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatr

Psikosomatik nedir? Psikosomatik hastalıklar, belirtileri ve tedavisi

Psikosomatik, ruh ile beden arasındaki karşılıklı etkileşimi anlatan bir terimdir. Stres, kaygı ve bastırılmış duygular baş ağrısı, mide-bağırsak yakınmaları, kas ağrıları ya da çarpıntı gibi bedensel belirtilere yol açabilir ya da var olan bir hastalığı ağırlaştırabilir. Psikosomatik belirtiler gerçektir; "uydurma" ya da "hayal ürünü" değildir. Doğru değerlendirme ve tedaviyle belirgin biçimde hafifleyebilirler.

Psikosomatik ne demek?

Sözcük Yunanca ruh anlamına gelen "psyche" ile beden anlamına gelen "soma"dan oluşur. Ruhsal durumumuz bedenimizi, bedensel durumumuz da ruh hâlimizi etkiler. Heyecanlanınca kalbin hızlanması, sınav öncesi mide ağrısı ya da yoğun stres döneminde boyun ve sırtın kaskatı kesilmesi bunun gündelik örnekleridir.

Halk arasında "psikolojik" ya da "psikosomatik" demek bazen "gerçek değil" anlamında kullanılır. Bu yanlıştır ve kişiyi kırar. Psikosomatik bir ağrı da gerçek bir ağrıdır; yalnızca nedenleri ve onu sürdüren etkenler arasında ruhsal süreçler de yer alır.

Psikosomatik hastalıklar nelerdir?

"Psikosomatik hastalık" tek bir tanı değil, üç farklı durumu kapsayan geniş bir şemsiye terimdir:

  • Stresin seyrini etkilediği bedensel hastalıklar: Hipertansiyon, astım, sedef hastalığı, egzama, migren ve inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi bedensel temeli olan hastalıklar, stres dönemlerinde alevlenebilir. Tanı sistemi DSM-5 bu durumu "diğer tıbbi durumları etkileyen psikolojik etkenler" diye tanımlar (APA, 2013). 20. yüzyılın ortasında bu hastalıkların bazıları "klasik psikosomatik hastalıklar" diye ayrı bir listeye konmuştu. Bugün bu liste kullanılmıyor; çünkü stresin hemen her bedensel hastalığı etkileyebildiği biliniyor.
  • İşlevsel bedensel sendromlar: İrritabl bağırsak sendromu, fibromiyalji, gerilim tipi baş ağrısı, kronik yorgunluk, işlevsel hazımsızlık ve açıklanamayan göğüs ağrısı gibi, belirtileri gerçek ama tetkiklerde yapısal bir hastalık bulunmayan durumlar (Henningsen ve ark., 2007).
  • Bedensel belirti bozukluğu: Bedensel belirtilerle ilgili düşünce, kaygı ve davranışların kişinin hayatını belirgin biçimde zorladığı ruhsal bozukluk. Aşağıda ayrıca ele alınıyor.

Psikosomatik belirtiler

En sık görülen psikosomatik belirtiler şunlardır:

  • Baş ağrısı, boyun, omuz ve sırt ağrıları
  • Mide ağrısı, bulantı, şişkinlik, ishal ya da kabızlık
  • Göğüste sıkışma, çarpıntı, nefes darlığı
  • Sürekli yorgunluk ve halsizlik
  • Baş dönmesi, uyuşma, karıncalanma
  • Kaşıntı, terleme, ciltte alevlenmeler
  • Uyku sorunları

Bu belirtilerin hepsi bedensel hastalıklarda da görülebilir. Bu yüzden önce bir hekimin değerlendirmesi gerekir. Psikosomatik bir açıklama, bedensel nedenler gerektiği kadar incelendikten sonra akla gelmelidir.

Psikosomatik belirtiler neden olur?

Birkaç süreç birlikte rol oynar:

  • Stres tepkisi: Stres altında beden "savaş ya da kaç" tepkisine geçer. Kalp hızlanır, kaslar gerilir, sindirim yavaşlar, stres hormonları yükselir. Bu tepki uzun süre açık kalırsa ağrı, yorgunluk ve sindirim sorunları ortaya çıkabilir.
  • Bedene dikkat ve yorum: Bedensel bir duyuma odaklanmak onu daha belirgin hissettirir. "Ya ciddi bir şeyse?" kaygısı da stresi ve belirtiyi artırır. Bu kısır döngüyü hipokondri ve panik atak yazılarımızda da anlattık.
  • Duyguları sözcüklere dökmekte zorlanmak: Bazı insanlar ne hissettiklerini adlandırmakta ve ifade etmekte zorlanır. Literatürde buna aleksitimi denir. Bu durumda sıkıntı çoğu zaman bedensel bir yakınma olarak dile gelir.
  • Çocukluk yaşantıları ve travma: Çocuklukta istismar, ihmal ya da aile içi şiddet gibi olumsuz yaşantılar, yetişkinlikte pek çok bedensel hastalık ve yakınmanın riskini artırır (Felitti ve ark., 1998). Ayrıntısı travma nedir? yazımızda.
  • Yaşam düzeni: Uykusuzluk, hareketsizlik ve dinlenmeden çalışmak belirtileri besler.

Somatizasyon bozukluğu (Briquet sendromu)

Somatizasyon bozukluğu, eski sınıflamada somatoform bozukluklar ana grubu altında yer alıyordu. Bu kümenin ana çekirdeği, belirtilerin bedensel bir hastalığı düşündürmesidir; bu yüzden "somatoform" terimi kullanılmıştır. Aynı kümede konversiyon bozukluğu, ağrı bozukluğu, hipokondriyazis ve beden dismorfik bozukluğu da bulunuyordu. Tanıda önemli olan, bedensel yakınmaların kişinin toplumsal, mesleki ve diğer yaşam alanlarında yıkıma yol açmasıdır.

Bu sendrom uzun süre histeri başlığı altında ele alınmış ve "histerik nevroz"dan ayrılmamıştı. Konuyu yeniden ele alan araştırmacılar bozukluğun sınırlarını çizmeye çalıştı ve 1980'de DSM-III'e "somatizasyon bozukluğu" adıyla girdi. "Briquet sendromu" adı, tabloyu 1859'da ayrıntılı biçimde tanımlayan Fransız hekim Paul Briquet'den gelir.

Bedenselleştirme (somatizasyon) terimi değişik anlamlarda kullanılır: depresyonda ruhsal acının bedensel olarak anlatılması, psikosomatik hastalıklarda ruhsal acının bedensel bir bozukluk yaratması, konversiyonda ise sıkıntının beden diliyle anlatılması gibi.

Somatizasyon bozukluğunda uzun yıllar süren, çok değişik bedensel belirtilerle giden bir rahatsızlık söz konusudur. Kişi çoğu zaman ergenlikten beri sık sık hastalanan biridir. Zaman zaman konversiyon ya da psödonörolojik belirtiler görülür: ses kısılması, sağırlık, görme kaybı, yutma güçlüğü, felçler. Karın ağrıları, bulantı, kusma nöbetleri, öğürme, geğirme ve karın şişmesi gibi sindirim sistemi belirtileri de oldukça sık görülür. Adet bozuklukları ve düzensizlikleri, aşırı kanamalar, gebelikte aşırı kusma ve bu nedenlerle hastaneye yatışlar da sıktır.

Cinsel belirtiler arasında cinsel isteksizlik ya da cinsel birleşme sırasında ağrı olabilir. Genel olarak bedenin değişik yerlerinde, kollarda ve bacaklarda değişik derecelerde ağrılar; nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ve baş dönmesi görülür. Eski tanı ölçütleri belirtilerin 30 yaşından önce başlamasını ve uzun süre devam etmesini şart koşuyordu. Bu tabloda belirtiler çoğu zaman yaşam boyu sürer ve hayatın merkezine yerleşir. Sendromda ailesel bir yüklülük olduğu bildirilmiştir.

Ayırıcı tanıda depresyon, hipokondriyazis, panik, yaygın kaygı, konversiyon bozuklukları ve bedensel hastalıklar düşünülmeli, ancak iyi incelemelerden sonra karar verilmelidir. Bu kişiler çok kolay hastaneye yatırılabilir, hatta gereksiz yere ameliyat olabilir.

Duyguları sözcüklere dökmenin zor olduğu durumlarda sıkıntının bedenden konuşması daha olasıdır; bu, yukarıda söz ettiğimiz aleksitimi ile ilişkilidir.

Bugünkü tanı: bedensel belirti bozukluğu

DSM-5 (2013) somatoform bozukluklar grubunu yeniden düzenledi ve somatizasyon bozukluğunun yerine "bedensel belirti bozukluğu" tanısını getirdi. Bu tanıda iki şey birlikte bulunur (APA, 2013):

  • Sıkıntı veren ya da günlük hayatı belirgin biçimde bozan bir ya da daha fazla bedensel belirti
  • Bu belirtilerle ilgili aşırı düşünce, kaygı ya da davranışlar: belirtilerin ciddiyetini sürekli düşünmek, yoğun sağlık kaygısı, belirtilere aşırı zaman ve enerji ayırmak

Belirtilerin tıbben açıklanıp açıklanamaması artık tanının ölçütü değildir. Bedensel bir hastalığı olan biri de bedensel belirti bozukluğu yaşayabilir. Belirleyici olan, belirtilerin kişinin düşüncelerini, duygularını ve hayatını ne ölçüde ele geçirdiğidir. Tablonun genellikle en az altı ay sürmesi gerekir. Bedensel belirtilerin az olduğu ve asıl sorunun hastalık korkusu olduğu durum ise "hastalık kaygısı bozukluğu"dur; ayrıntısı hipokondri yazımızda.

Tanı nasıl konur?

İlk adım, bedensel nedenleri gerektiği kadar inceleyen bir hekim değerlendirmesidir. Burada iki hatadan kaçınmak gerekir: Gerçek bir hastalığı atlamak ve bitmeyen tetkiklerle kaygıyı beslemek. En sağlıklısı, güvenilen tek bir hekimle düzenli görüşmeler ve gerektiğinde ruh sağlığı uzmanıyla birlikte çalışmaktır (Henningsen, 2018).

Psikosomatik hastalıklar nasıl tedavi edilir?

Tedavi belirtilerin türüne ve ağırlığına göre değişir. Ama bazı ilkeler ortaktır:

  • Bilişsel davranışçı terapi: Bedensel belirti ve somatoform bozukluklarda en iyi incelenmiş psikoterapidir (Kroenke, 2007). Belirtiler hakkındaki felaket yorumlarını, kaçınmayı ve aşırı kontrol davranışlarını ele alır. Bir Cochrane derlemesi psikolojik tedavilerin belirtileri olağan bakıma göre azalttığını, ancak etkinin küçük-orta düzeyde olduğunu gösteriyor (van Dessel ve ark., 2014). Ayrıntısı bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir? yazımızda.
  • Aktif yöntemler: Egzersiz ve psikoterapi gibi kişinin etkin katıldığı tedaviler, iğne ya da ameliyat gibi edilgin yöntemlerden daha etkili görünüyor (Henningsen ve ark., 2007).
  • İlaç tedavisi: Bazı antidepresanların yararlı olabileceğine dair ön kanıtlar var (Kroenke, 2007). İşlevsel sendromlarda merkezi sinir sistemine etki eden ilaçlar, belirli bir organa yönelik ilaçlardan daha tutarlı sonuç veriyor (Henningsen ve ark., 2007). İlaçlar yalnız hekim önerisiyle kullanılmalıdır; ayrıntısı antidepresan nedir? yazımızda.
  • Basamaklı ve ortak bakım: Hafif durumlarda aile hekiminin güven veren açıklaması ve yönlendirmesi yeterli olabilir. Ağır ve uzun süren durumlarda aile hekimi, ilgili uzman hekim ve ruh sağlığı uzmanı birlikte çalışır (Henningsen, 2018).

Kendinize yardım

Tedaviye destek olarak şunlar işe yarar:

  • Düzenli hareket: Kısa ve düzenli yürüyüşlerle başlayın. Hareket hem stres tepkisini yatıştırır hem de bedene güveni artırır.
  • Uyku düzeni: Her gün aynı saatte yatıp kalkmak belirtileri hafifletir.
  • Beden-duygu günlüğü: Belirtilerin hangi günlerde, hangi olaylardan ve duygulardan sonra arttığını not edin. Çoğu insan bu bağlantıyı yazarken ilk kez farkeder.
  • Kontrol davranışlarını azaltın: Sürekli nabız ölçmek, internette belirti araştırmak ya da tekrar tekrar tetkik istemek kaygıyı besler.
  • Gevşeme ve nefes: Yavaş nefes ve kas gevşetme egzersizleri stres tepkisini yumuşatır.
  • Duyguları ifade etmek: Ne hissettiğinizi bir yakınınıza anlatmak ya da yazmak, sıkıntının bedenden konuşma ihtiyacını azaltabilir.

Kaygının bedendeki yansımalarını kaygı (anksiyete) nedir? rehberimizde de ayrıntılı anlattık.

Ne zaman doktora gitmeli?

Psikosomatik belirtileri olan insanlar da bedensel olarak hastalanabilir. Yeni başlayan, giderek ağırlaşan ya da karakteri değişen belirtilerde; açıklanamayan kilo kaybı, ateş, kanama, gece uykudan uyandıran ağrı ya da nörolojik belirtilerde (konuşma bozukluğu, ani güç kaybı) mutlaka hekiminize başvurun. Belirtilerle birlikte süren mutsuzluk ve isteksizlik varsa depresyon açısından da değerlendirilmeniz iyi olur.

İlgili kitap önerileri:

Kaynaklar

  1. American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.
  2. Felitti, V. J., Anda, R. F., Nordenberg, D., Williamson, D. F., Spitz, A. M., Edwards, V., et al. (1998). Relationship of childhood abuse and household dysfunction to many of the leading causes of death in adults: The Adverse Childhood Experiences (ACE) Study. American Journal of Preventive Medicine, 14(4), 245–258.
  3. Henningsen, P. (2018). Management of somatic symptom disorder. Dialogues in Clinical Neuroscience, 20(1), 23–31.
  4. Henningsen, P., Zipfel, S., & Herzog, W. (2007). Management of functional somatic syndromes. The Lancet, 369(9565), 946–955.
  5. Kroenke, K. (2007). Efficacy of treatment for somatoform disorders: A review of randomized controlled trials. Psychosomatic Medicine, 69(9), 881–888.
  6. van Dessel, N., den Boeft, M., van der Wouden, J. C., Kleinstäuber, M., Leone, S. S., Terluin, B., et al. (2014). Non-pharmacological interventions for somatoform disorders and medically unexplained physical symptoms (MUPS) in adults. Cochrane Database of Systematic Reviews, 11, CD011142.

Bu konuda diğer yazılar

  1. Duygusal zekâ nedir? Bileşenleri, ölçümü ve nasıl geliştirilir?5 dk
  2. Pasif agresif nedir? Pasif agresif davranış örnekleri ve başaçıkma yolları5 dk
  3. Empati nedir? Empatik insan ne demek, empati nasıl kurulur?5 dk
  4. Gaslighting nedir? Duygusal manipülasyonun işaretleri ve korunma yolları5 dk
Genel konular: bütün yazılar
Paylaş: WhatsAppXFacebook
Psikosomatik nedir? Psikosomatik hastalıklar, belirtileri ve tedavisi | Psikonet