Yeme bozukluğu nedir? Türleri, belirtileri ve tedavisi
Yazan: Psikonet Editörü · Bilimsel gözden geçirme: H. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatr

Kişinin yemekle, kilosuyla ve bedeniyle ilişkisinin sağlığını ve gündelik hayatını bozacak ölçüde değiştiği ruhsal bozukluklara yeme bozuklukları denir.
Yeme bozukluğu nedir?
Yeme bozuklukları yalnız "yemek sorunu" değildir. Yemeye, kiloya ve beden görünümüne aşırı ve sürekli bir uğraşla giden, kişinin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkileyen ciddi ruhsal bozukluklardır. Bedensel sağlığı da derinden etkileyebilirler. Herkes yeme bozukluğu geliştirebilir: Kadınlarda daha sık görülse de erkeklerde, çocuklarda, orta yaştakilerde ve her kilodaki insanda görülebilir. Dışarıdan bakınca kişinin kilosu çoğu zaman sorunun ağırlığını göstermez.
Yeme bozukluğu türleri
Tanı sistemi DSM-5'te tanımlanan başlıca yeme bozuklukları şunlardır (APA, 2013):
- Anoreksiya nervoza: Kilo almaktan yoğun korku, yemeyi belirgin biçimde kısıtlama ve yaşa ve boya göre belirgin biçimde düşük kilo. Kişi çoğu zaman kendini olduğundan şişman görür.
- Bulimia nervoza: Tekrarlayan tıkınma atakları ve ardından kilo almamak için kusma, müshil kullanma, aç kalma ya da aşırı egzersiz gibi telafi davranışları. Kişinin kilosu çoğu zaman olağan aralıktadır.
- Tıkınırcasına yeme bozukluğu: Kısa sürede çok miktarda yemek yeme ve bunu denetleyememe duygusuyla giden tekrarlayan ataklar. Telafi davranışı yoktur. Atakların ardından utanç ve suçluluk sık görülür. Yetişkinlerde en sık görülen yeme bozukluğudur.
- Kaçıngan/kısıtlayıcı yiyecek alımı bozukluğu: Kilo kaygısıyla değil, yiyeceklerin dokusundan, kokusundan ya da boğulma ve kusma korkusundan dolayı yemeyi kısıtlama. Daha çok çocuklarda başlar.
- Pika: Kâğıt, toprak, kireç gibi besin olmayan maddeleri tekrar tekrar yeme.
- Ruminasyon bozukluğu: Yutulan yiyeceğin tekrar tekrar ağza getirilip çiğnenmesi ya da tükürülmesi.
- Diğer belirlenmiş yeme bozuklukları: Yukarıdaki ölçütlerin hepsini karşılamayan ama ciddi sıkıntı ve sağlık sorunlarına yol açan tablolar. Bunlar daha "hafif" değildir.
Tanı adı olmayan ama sık sorulan iki durum:
- Duygusal yeme: Açlık yerine stres, can sıkıntısı ya da üzüntüyle yemek. Kendi başına bir tanı değildir, ama tıkınırcasına yeme bozukluğuna eşlik edebilir.
- Ortoreksi: "Sağlıklı" ve "temiz" beslenmeye takıntılı biçimde odaklanmak, giderek daha çok yiyeceği yasaklamak. Tanı sistemlerinde yer almaz, ama bazı kişilerde ciddi kısıtlamaya dönüşebilir.
Yeme bozukluğunun uyarı işaretleri
- Yemek, kalori, kilo ve beden görünümüyle sürekli meşgul olmak
- Öğün atlamak, yiyecek gruplarını tümüyle kesmek, sürekli diyet yapmak
- Başkalarının yanında yemekten kaçınmak, gizlice yemek
- Yemekten hemen sonra banyoya gitmek
- Kısa sürede belirgin kilo kaybı ya da kilo dalgalanmaları
- Aşırı ve zorlayıcı egzersiz, hasta ya da yorgunken bile egzersizden vazgeçememek
- Bol giysilerle bedeni saklamak, sık sık tartılmak ya da aynada kontrol etmek
- Yemekle ilgili katı kurallar ve ritüeller
- Halsizlik, baş dönmesi, üşüme, adet düzensizliği, saç dökülmesi
- Çökkünlük, kaygı, sinirlilik, arkadaşlardan çekilme
Ne kadar yaygın?
2000–2018 arasında yayımlanmış 94 çalışmayı inceleyen bir derlemeye göre, kadınların yaklaşık yüzde 8,4'ü ve erkeklerin yaklaşık yüzde 2,2'si hayatlarının bir döneminde yeme bozukluğu yaşıyor. Aynı derlemede, herhangi bir anda yeme bozukluğu yaşayanların oranı 2000–2006 döneminde yüzde 3,5 iken 2013–2018 döneminde yüzde 7,8'e çıktı (Galmiche ve ark., 2019).
Yeme bozukluğu neden olur?
Yeme bozukluklarının tek bir nedeni yoktur. Kalıtsal yatkınlık, kişilik ve duygusal etkenler ve toplumsal etkenler birlikte rol oynar (Treasure ve ark., 2020):
- Kalıtım ve biyoloji: Yeme bozuklukları ailelerde daha sık görülür. Bazı kişilerde biyolojik yatkınlık iştah ve doygunluk düzenini etkiler.
- Kişilik ve duygular: Mükemmeliyetçilik, düşük özgüven, duyguları düzenlemekte güçlük ve denetim ihtiyacı.
- Yaşantılar: Kilo ya da görünüş nedeniyle alay edilmek, zorbalık, kayıplar, istismar ya da travma.
- Toplumsal etkenler: Zayıflığı yücelten güzellik anlayışı, sosyal medyadaki görüntüler, sporda ya da sahne sanatlarında kilo baskısı.
- Diyet: Katı diyetler pek çok kişide yeme bozukluğunun başladığı noktadır. Uzun süreli kısıtlama, tıkınma ataklarını da tetikleyebilir.
Yeme bozukluklarına sıklıkla depresyon, kaygı bozuklukları ve obsesif kompulsif bozukluk eşlik eder.
Tıbbi riskler
Yeme bozuklukları bedeni ciddi biçimde etkileyebilir: kalp ritmi bozuklukları, düşük tansiyon, elektrolit dengesizliği, kemik erimesi, diş ve yemek borusu hasarı, kısırlık. 36 çalışmayı birleştiren bir meta-analiz, yeme bozukluğu olan kişilerde ölüm oranının belirgin biçimde yüksek olduğunu gösteriyor. En yüksek oran anoreksiya nervozadadır: Ölüm oranı aynı yaştaki kişilere göre yaklaşık 5,9 kat fazladır (Arcelus ve ark., 2011). Bu nedenle yeme bozukluklarında tıbbi izlem tedavinin bir parçasıdır.
Yeme bozukluğu testi
Yeme bozukluğunu taramak için en çok kullanılan araçlardan biri beş soruluk SCOFF anketidir (Morgan ve ark., 1999). Sorular kendini kusturmayı, yemeyi denetleyememe kaygısını, kısa sürede belirgin kilo kaybını, başkaları zayıf derken kendini şişman görmeyi ve yemeğin hayatı yönetir hâle gelmesini sorar. İki ya da daha fazla soruya "evet" demek, bir uzmanla değerlendirme yapılmasını düşündürür. Bu tür tarama araçları tanı koymaz. Tanıyı bir psikiyatri uzmanı koyar.
Yeme bozukluğu tedavisi
Yeme bozuklukları tedavi edilebilir. Erken başlanan tedavi daha başarılıdır. Tedavi genellikle bir ekip işidir: psikiyatri uzmanı, psikolog ya da psikoterapist, diyetisyen ve gerektiğinde iç hastalıkları uzmanı.
- Psikoterapi: Yetişkinlerde en çok araştırılan yöntem, yeme bozukluklarına uyarlanmış bilişsel davranışçı terapidir. Bu terapi düzenli yeme düzenini yeniden kurmayı, kilo ve beden görünümüne aşırı önem vermeyi, katı diyet kurallarını ve tıkınma-telafi döngüsünü ele alır (Fairburn, 2008).
- Aile temelli tedavi: Anoreksiyası olan ergenlerde ailenin tedaviye etkin biçimde katıldığı aile temelli tedavi ilk seçenekler arasındadır (Treasure ve ark., 2020).
- Tıbbi izlem ve beslenme desteği: Kilo, kan değerleri ve kalp ritmi izlenir, düzenli ve yeterli beslenme planlanır.
- İlaç: Eşlik eden depresyon ya da kaygı için, ya da bazı yeme bozukluklarında hekim ilaç önerebilir.
- Yatarak tedavi: Çok düşük kilo, ciddi tıbbi bozulma ya da intihar riski olduğunda gerekebilir.
Şema terapi de özellikle uzun süren ve tedaviye dirençli yeme bozukluklarında kullanılan yaklaşımlardan biridir.
Yakınlar için
Yeme bozukluğu olan biri çoğu zaman sorunu yadsır ya da utandığı için gizler. Kilosu ya da yedikleri hakkında yorum yapmak, zorla yedirmeye çalışmak ya da suçlamak işe yaramaz. Daha işe yarayan, kaygınızı sakin bir dille, yemekten çok onun nasıl hissettiğine odaklanarak söylemek ve bir uzmana başvurması için destek olmaktır. Çocuk ve ergenlerde tedaviye ailenin katılması çok önemlidir.
Ne zaman acil yardım gerekir?
Bayılma, göğüs ağrısı, çarpıntı, kusmukta kan, aşırı halsizlik, çok hızlı kilo kaybı ya da günlerce yemek ve su almamak acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa beklemeyin; 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Ayrıntısı için: intihar (özkıyım) düşüncesi.
İlgili kitap önerileri:
- Aşırı Yemeyi Yenmek — Dr. Christopher G. Fairburn: Tıkınma ataklarıyla başaçıkmak için kanıta dayalı, adım adım bir kendine yardım programı.
- Yeme Bozuklukları ve Bilişsel Davranışçı Terapi: Değerlendirme ve Tedavi — Dr. Christopher G. Fairburn: Yeme bozukluklarına uyarlanmış bilişsel davranışçı terapinin terapistler için kapsamlı rehberi.
- Yeme Bozuklukları İçin Şema Terapi — Susan Simpson, Evelyn Smith: Şema terapinin yeme bozukluklarındaki uygulaması.
Kaynaklar
- American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.
- Arcelus, J., Mitchell, A. J., Wales, J., & Nielsen, S. (2011). Mortality rates in patients with anorexia nervosa and other eating disorders: A meta-analysis of 36 studies. Archives of General Psychiatry, 68(7), 724–731.
- Fairburn, C. G. (2008). Cognitive behavior therapy and eating disorders. New York: Guilford Press.
- Galmiche, M., Déchelotte, P., Lambert, G., & Tavolacci, M. P. (2019). Prevalence of eating disorders over the 2000–2018 period: A systematic literature review. American Journal of Clinical Nutrition, 109(5), 1402–1413.
- Morgan, J. F., Reid, F., & Lacey, J. H. (1999). The SCOFF questionnaire: Assessment of a new screening tool for eating disorders. BMJ, 319(7223), 1467–1468.
- Treasure, J., Duarte, T. A., & Schmidt, U. (2020). Eating disorders. Lancet, 395(10227), 899–911.