Dil ve konuşma bozukluklarıGüncellendi:

Kekemelik nedir? Çocuklarda kekemelik, nedenleri ve tedavisi

Yazan: Psikonet Editörü · Bilimsel gözden geçirme: H. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatr

Kekemelik nedir? Çocuklarda kekemelik, nedenleri ve tedavisi

Kekemelik, konuşmanın ses ya da hece tekrarları, uzatmalar ve takılmalarla istemsiz olarak kesildiği bir akıcılık bozukluğudur. Çoğu zaman 2–5 yaşları arasında başlar ve pek çok çocukta kendiliğinden geçer. Sürdüğünde ise erken başlanan konuşma terapisi etkilidir.

Kekemeliğin belirtileri

Tanı sistemi DSM-5 kekemeliği "çocukluk başlangıçlı akıcılık bozukluğu" olarak tanımlar (APA, 2013). Başlıca belirtiler şunlardır:

  • Tekrarlar: Ses, hece ya da tek heceli sözcüklerin tekrarı ("b-b-b-bardak", "ba-ba-bardak", "ben-ben-ben geldim").
  • Uzatmalar: Bir sesin uzatılması ("sssssu").
  • Takılmalar (bloklar): Kişinin konuşmaya başlamak istediği hâlde sesin çıkmaması, sessiz bir duraklama.
  • Araya ses ya da hece sokma: "Şey", "ıı" gibi dolgu sözcüklerin sık kullanılması.

Kekemeliğe çoğu zaman göz kırpma, baş sallama, yüzü germe gibi mücadele davranışları eşlik eder. Kişi takılacağı sözcükleri başka sözcüklerle değiştirebilir, konunun etrafında dolanabilir ya da konuşmaktan kaçınabilir.

Normal akıcısızlık mı, kekemelik mi?

2–5 yaşları arasındaki çocukların pek çoğu dil hızla gelişirken zaman zaman takılır. Bu çoğu zaman normaldir:

  • Normal akıcısızlıkta çocuk bütün bir sözcüğü ya da ifadeyi rahatça tekrarlar ("Ben, ben de gelmek istiyorum"), gerginlik yoktur ve çocuk bunun farkında değildir.
  • Kekemelikte ses ve hece tekrarları, uzatmalar ve takılmalar sıktır; çocuk gerilir, yüzünü buruşturur, konuşmaktan kaçınabilir ya da "Konuşamıyorum" diye üzülebilir.

Ne kadar yaygın, geçer mi?

Kekemelik başlama riskinin büyük kısmı 5 yaşından önce geçer. Yaşam boyunca bir dönem kekeleyenlerin oranı yüzde 5 dolayında ya da daha yüksektir, ama herhangi bir anda kekeleyenlerin oranı yüzde 1'in altındadır. Bunun nedeni, kekemeliğin çocukların büyük kısmında kendiliğinden düzelmesidir (Yairi ve Ambrose, 2013). Erkek çocuklarda kalıcı olma eğilimi daha fazladır.

Kekemelik neden olur?

Kekemelik, konuşmanın beyindeki zamanlama ve motor kontrolüyle ilgili bir sorundur. Güçlü bir kalıtsal yanı vardır: Ailede kekemelik öyküsü sıktır ve kalıcı kekemelikle ilişkili genler tanımlanmaya başlamıştır (Frigerio-Domingues ve Drayna, 2017).

Bazı yaygın inançlar doğru değildir:

  • Kekemelik anne babanın tutumundan, sert eğitimden ya da çocuğun "şımarık" olmasından kaynaklanmaz.
  • Bir korku ya da şok kekemeliğe yol açmaz; ama kekemeliği olan bir çocuk heyecanlandığında ya da yorgunken daha çok takılabilir.
  • Kekemelik zekâ ile ilgili değildir.
  • Kaygı kekemeliğin nedeni değildir, ama kekemelik zamanla konuşma kaygısına yol açabilir.

Kekemelik hangi durumlarda azalır?

Kekemelik şarkı söylerken, koro hâlinde ya da başka biriyle birlikte okurken, fısıltıyla konuşurken, küçük çocuklarla konuşurken ve yüksek sesli ortamlarda çoğu zaman azalır ya da kaybolur. Bu, kekemeliğin konuşmanın zamanlamasıyla ilgili olduğunu gösteren ipuçlarından biridir. Diğer dil ve konuşma sorunları için dil ve konuşma bozuklukları yazımıza bakabilirsiniz.

Ne zaman uzmana gidilmeli?

Aşağıdaki durumlarda bir dil ve konuşma terapistine başvurmak gerekir:

  • Takılmalar 6 aydan uzun sürüyorsa
  • Ses ve hece tekrarları, uzatmalar ya da bloklar sıklaşıyorsa
  • Çocuk konuşurken gerginleşiyor, yüzünü buruşturuyor ya da konuşmaktan kaçınıyorsa
  • Çocuk kekemeliğinin farkındaysa ve bundan sıkıntı duyuyorsa
  • Ailede kalıcı kekemelik öyküsü varsa
  • Kekemelik 5 yaşından sonra başladıysa
  • Anne baba olarak sizi kaygılandırıyorsa

Erken değerlendirme zarar vermez: Terapist çocuğun kendiliğinden düzelme olasılığını ve izlemenin mi yoksa tedavinin mi gerektiğini değerlendirir.

Kekemelik tedavisi

Okul öncesi çocuklar: Bu yaşta tedavi çoğu zaman anne babanın terapistin rehberliğinde günlük yaşamda uyguladığı programlarla yapılır. Bunlardan Lidcombe programının etkisi kontrollü bir çalışmayla gösterilmiştir: Dokuz ayın sonunda tedavi alan çocuklarda kekemelik, almayanlara göre belirgin biçimde azalmıştı (Jones ve ark., 2005). Çocuğun konuşma ortamını düzenlemeye odaklanan dolaylı yöntemler de kullanılır; Kekemelik Aşısı kitabı okul öncesi çocuklarda bu yaklaşımı anlatır.

Okul çağı çocuklar, ergenler ve yetişkinler: Konuşma hızını, nefesi ve sesin yumuşak başlamasını çalışan "akıcılık şekillendirme" ve takılmaları daha az gerginlikle yönetmeyi öğreten "kekemelik değiştirme" teknikleri kullanılır. Amaç her zaman kusursuz akıcılık değil, kişinin rahat ve özgürce iletişim kurabilmesidir.

Kaygı ve sosyal kaygı: Kekemeliği olan yetişkinlerde sosyal kaygı bozukluğu sık görülür. Bu yüzden konuşma terapisinin yanında psikolojik destek önemlidir; bilişsel davranışçı terapi bu alanda umut verici sonuçlar vermiştir (Iverach ve Rapee, 2014). Ayrıntısı bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir? yazımızda.

Okulda, ergenlikte ve yetişkinlikte kekemelik

Okul çağında kekemelik, sınıfta söz almak, sesli okumak ve arkadaş ilişkileri üzerinden çocuğun yaşamını etkilemeye başlar. Alay ve zorbalık çocuğun konuşmaktan kaçınmasına ve kendine güveninin sarsılmasına yol açabilir. Öğretmenin çocuğa acele ettirmeden söz vermesi, sesli okumayı onunla önceden konuşarak planlaması ve sınıfta alaya izin vermemesi büyük fark yaratır.

Ergenlik ve yetişkinlikte kekemelik çoğu zaman tamamen kaybolmaz, ama yönetilebilir hâle gelir. Pek çok kişi telefonla konuşmak, kendini tanıtmak ya da topluluk önünde konuşmak gibi durumlardan kaçınmaya başlar; bu kaçınmalar zamanla kekemelikten daha çok sınırlayıcı olabilir. Bu yüzden yetişkin tedavisinde akıcılık kadar kaçınmaları azaltmak ve kişinin kendini rahatça ifade edebilmesi de hedeflenir. Kendine güvenle ilgili güçlükler için özgüven eksikliği yazımıza bakabilirsiniz.

Anne babalara öneriler

  • Sakin ve biraz yavaş konuşun: Çocuğa "yavaş konuş" demek yerine kendiniz sakin bir hızla konuşarak örnek olun.
  • Sözünü tamamlamayın: Çocuğun sözcüğü bulmasını bekleyin; göz temasını sürdürün ve sabırlı bir yüz ifadesiyle dinleyin.
  • "Nefes al", "baştan söyle" demeyin: Bu uyarılar çocuğun dikkatini takılmalara çevirir ve gerginliği artırır.
  • Ne söylediğine odaklanın: Nasıl söylediğine değil, anlattığı şeye ilgi gösterin.
  • Sıra alma kurallarını koyun: Evde herkesin sözünü bitirmesine fırsat verilen bir ortam çocuğun rahatlamasına yardım eder.
  • Her gün birebir zaman ayırın: Acele etmeden, sakin bir ortamda birlikte oyun ve sohbet.
  • Çocuk sorarsa açıkça konuşun: "Bazen sözcükler takılıyor, olabilir; ben seni dinliyorum" demek, kekemeliği bir sır olmaktan çıkarır.
  • Okulla iş birliği yapın: Alay ve zorbalığa karşı öğretmenle konuşun.

İlgili kitap önerisi:

Kaynaklar

  1. American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.
  2. Frigerio-Domingues, C., & Drayna, D. (2017). Genetic contributions to stuttering: The current evidence. Molecular Genetics & Genomic Medicine, 5(2), 95–102.
  3. Iverach, L., & Rapee, R. M. (2014). Social anxiety disorder and stuttering: Current status and future directions. Journal of Fluency Disorders, 40, 69–82.
  4. Jones, M., Onslow, M., Packman, A., Williams, S., Ormond, T., Schwarz, I., & Gebski, V. (2005). Randomised controlled trial of the Lidcombe programme of early stuttering intervention. BMJ, 331(7518), 659.
  5. Yairi, E., & Ambrose, N. (2013). Epidemiology of stuttering: 21st century advances. Journal of Fluency Disorders, 38(2), 66–87.

Bu konuda diğer yazılar

  1. Dil ve Konuşma Terapisti1 dk
  2. Dil ve Konuşma Bozuklukları4 dk
Dil ve konuşma bozuklukları: bütün yazılar
Paylaş: WhatsAppXFacebook