Aile ve ilişkili sorunlarGüncellendi:

Bağlanma stilleri: güvenli, kaygılı, kaçıngan ve dağınık bağlanma

Yazan: Psikonet Editörü · Bilimsel gözden geçirme: H. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatr

Bağlanma stilleri: güvenli, kaygılı, kaçıngan ve dağınık bağlanma

Bağlanma stilleri, insanın yakın ilişkilerde sevgiye, yakınlığa ve ayrılığa nasıl tepki verdiğini anlatan örüntülerdir. Kökleri çocuklukta bakım veren kişilerle kurulan ilk bağda atılır. Yetişkinlikte de en çok romantik ilişkilerde, yakın arkadaşlıklarda ve anne-babalıkta kendini gösterir.

Bağlanma kuramı nedir?

İngiliz psikiyatrist John Bowlby, bebeğin kendisine bakan kişiye bağlanmasının yaşamsal bir ihtiyaç olduğunu öne sürdü. Bebek korktuğunda, acıktığında ya da yalnız kaldığında bakım verene yönelir. Bu kişi ulaşılabilir, duyarlı ve tutarlıysa bebek dünyayı güvenli bir yer olarak deneyimler ve keşfetmeye cesaret eder.

Bowlby'nin çalışma arkadaşı Mary Ainsworth, "yabancı durum" denen deneyde bebeklerin anneden kısa süre ayrılıp yeniden kavuştuklarındaki tepkilerini inceledi. Farklı bağlanma örüntüleri böylece tanımlandı. Daha sonraki araştırmalar, bu örüntülerin yetişkinlikteki yakın ilişkilerde de benzer biçimde görüldüğünü gösterdi.

Dört bağlanma stili

Bugün yetişkin bağlanması çoğu zaman iki boyutla ölçülür:

  • Kaygı: Terk edilme ve sevilmeme kaygısı.
  • Kaçınma: Yakınlıktan ve bağımlılıktan rahatsız olma.

Bu iki boyutun birleşimi dört örüntüyü verir.

Güvenli bağlanma

Güvenli bağlanan kişi yakınlıktan da bağımsızlıktan da rahatsız olmaz. İhtiyaçlarını açıkça söyleyebilir, karşısındakinin ihtiyaçlarına da yer açar. Bir anlaşmazlıkta ilişkinin biteceğinden hemen korkmaz. Ayrılık ve kayıplar onu da sarsar, ama toparlanabilir. Çocuklukta bakım verenlerin çoğu zaman ulaşılabilir ve duyarlı olduğu bir ortamda gelişir. Güvenli bağlanmak hiç sorun yaşamamak değil, sorunları ilişkiyi koruyarak çözebilmektir.

Kaygılı bağlanma

Kaygılı (akademik adıyla saplantılı) bağlanan kişi sevilmediği ya da terk edileceği korkusunu yoğun yaşar. Kaygılı bağlanmanın sık görülen özellikleri şunlardır:

  • Karşısındakinin ilgisindeki küçük değişiklikleri hemen farkeder ve çoğu zaman olumsuz yorumlar.
  • Geç gelen bir mesaj ya da soğuk bir bakış büyük bir kaygı dalgası başlatabilir.
  • Sık sık güvence ister: "Beni hâlâ seviyor musun?"
  • Ayrılık ya da belirsizlik dönemlerinde yoğun kıskançlık ve öfke yaşayabilir.
  • Kendi değerini ilişkinin durumuna bağlar.

Kaygılı bağlanma çoğu zaman bakım verenin tutarsız olduğu, bazen çok yakın bazen ulaşılmaz olduğu bir çocuklukla ilişkilendirilir. Çocuk, ilgiyi kaybetmemek için sürekli tetikte olmayı öğrenir. Şema terapide bu örüntü çoğu zaman "terk edilme" şemasıyla birlikte görülür.

Kaçıngan bağlanma

Kaçıngan (akademik adıyla kayıtsız) bağlanan kişi duygusal yakınlıktan rahatsız olur ve bağımsızlığına çok değer verir. Kaçıngan bağlanmanın sık görülen özellikleri şunlardır:

  • İlişki derinleştikçe uzaklaşma ya da "boğulma" hissi.
  • Duygularını konuşmakta, yardım istemekte ve kabul etmekte zorlanma.
  • Çatışmada sessizleşme, konuyu kapatma ya da ortamdan çekilme.
  • Karşısındakinin ihtiyaçlarını "abartılı" ya da "fazla" bulma.
  • Yalnızken daha rahat hissetme.

Kaçıngan bağlanma, bakım verenin duygusal olarak mesafeli ya da çocuğun ihtiyaçlarını küçümseyen biri olduğu bir çocuklukla ilişkilendirilir. Çocuk, ihtiyaç duymamayı ve kendi başının çaresine bakmayı öğrenir. Bu kişiler yakınlığa ihtiyaç duymadıklarını söyleseler de araştırmalar, ayrılık karşısında bedenlerinin yine stres tepkisi verdiğini gösteriyor.

Dağınık (korkulu) bağlanma

Dağınık ya da korkulu bağlanan kişi hem yakınlığı ister hem ondan korkar. Bir yandan sevilmek, bir yandan incinmemek için uzak durmak arasında gidip gelir. Bu örüntü çoğu zaman çocuklukta korkutucu ya da istismarcı bir bakım ortamıyla, yani çocuğun hem sığındığı hem korktuğu bir kişiyle ilişkilendirilir. Travma ile yakından bağlantılıdır.

Kaygılı ve kaçıngan döngüsü

Kaygılı ve kaçıngan bağlanan iki kişi sık sık birbirini çeker ve tanıdık bir döngüye girer. Kaygılı taraf yakınlık istedikçe kaçıngan taraf uzaklaşır. Kaçıngan taraf uzaklaştıkça kaygılı tarafın korkusu ve talepleri artar. İkisi de aslında aynı şeyi, güvende hissetmeyi ister, ama bunu birbirini tetikleyen yollarla ararlar. Döngüyü farketmek ve adını koymak onu kırmanın ilk adımıdır. Şema terapide bu çekime "şema kimyası" denir. Ayrıntılar için Ayrılma ve reddedilme temalı şemalar yazımıza bakabilirsiniz.

Bağlanma stili testi

Bağlanma stillerini ölçmek için araştırmalarda en çok kullanılan araçlardan biri Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II'dir. Kaygı ve kaçınma boyutlarını ölçen bu envanterin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması da yapılmıştır.

İnternetteki kısa testler kendinizi tanımanıza yardım edebilir, ama sonuçları bir etiket gibi görmeyin. Bağlanma stilleri kutular değil, derecelerdir. Aynı kişi bir ilişkide daha güvenli, başka bir ilişkide daha kaygılı olabilir. Bağlanma stili bir tanı da değildir.

Bağlanma stili değişir mi?

Evet. Bağlanma örüntüleri görece kalıcıdır ama değişmez değildir. Güvenli ve tutarlı bir ilişki, iyi bir terapi deneyimi ya da kişinin kendi geçmişini anlamlandırması zamanla daha güvenli bir bağlanmaya yol açabilir. Araştırmacılar buna "kazanılmış güvenli bağlanma" diyor. Bağlanma odaklı yaklaşımlar ve şema terapi, eski örüntülerin bugünkü ilişkilerdeki izlerini görmeye ve değiştirmeye yardım eder. Ayrıntılar için Şema terapi nedir? yazımıza bakabilirsiniz.

Her stil için küçük öneriler

  • Kaygılıysanız: Kaygı dalgası geldiğinde hemen harekete geçmek yerine birkaç dakika bekleyin. Yorumunuzu sınayın: "Geç cevap vermesinin başka bir açıklaması olabilir mi?" İhtiyacınızı suçlamadan söyleyin: "Gün içinde bir mesaj atman beni rahatlatıyor."
  • Kaçıngansanız: Uzaklaşma isteği geldiğinde bunu söyleyin ve geri döneceğinizi belirtin: "Biraz zamana ihtiyacım var, akşam konuşalım." Küçük adımlarla duygularınızı paylaşmayı deneyin.
  • Dağınıksanız: Yakınlık hem çekici hem korkutucu geliyorsa, bu örüntü çoğu zaman eski incinmelerle ilgilidir. Bir uzmanla çalışmak güvenli bir zemin sağlar.
  • İki taraf için: Karşınızdakinin davranışını onun bağlanma korkusunun dili olarak okumak, tartışmayı "kim haklı" olmaktan çıkarır. Bunun için empatiyle dinlemek iyi bir başlangıçtır.

İlgili kitap önerileri:

Kaynaklar

  1. Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. (1978). Patterns of attachment: A psychological study of the strange situation. Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum.
  2. Bartholomew, K., & Horowitz, L. M. (1991). Attachment styles among young adults: A test of a four-category model. Journal of Personality and Social Psychology, 61(2), 226–244.
  3. Bowlby, J. (1969). Attachment and loss: Vol. 1. Attachment. New York: Basic Books.
  4. Hazan, C., & Shaver, P. (1987). Romantic love conceptualized as an attachment process. Journal of Personality and Social Psychology, 52(3), 511–524.
  5. Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2016). Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change (2nd ed.). New York: Guilford Press.
  6. Selçuk, E., Günaydın, G., Sümer, N., & Uysal, A. (2005). Yetişkin bağlanma boyutları için yeni bir ölçüm: Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II'nin Türk örnekleminde psikometrik açıdan değerlendirilmesi. Türk Psikoloji Yazıları, 8(16), 1–11.

Bu konuda diğer yazılar

  1. Aile İçi İletişim ile ilgili TV söyleşisi1 dk
  2. Nasıl bir Anne-Babayım?3 dk
  3. "Seni Seviyorum, Harika Bir İnsansın, Hadi Değiş!"3 dk
  4. Anlamak Her Şeyden Önce1 dk
Aile ve ilişkili sorunlar: bütün yazılar
Paylaş: WhatsAppXFacebook
Bağlanma stilleri: güvenli, kaygılı, kaçıngan ve dağınık bağlanma | Psikonet