Anksiyete bozukluklarıGüncellendi:

Derealizasyon ve depersonalizasyon nedir? Gerçek dışılık hissi neden olur, nasıl geçer?

Yazan: Psikonet Editörü · Bilimsel gözden geçirme: H. Alp Karaosmanoğlu, Psikiyatr

Derealizasyon ve depersonalizasyon nedir? Gerçek dışılık hissi neden olur, nasıl geçer?

Bazen insan çevresine bakar ve her şey bir film sahnesi gibi uzak, sisli ya da yapay görünür. Bazen de kendi bedenine, sesine, düşüncelerine yabancılaşır; kendini dışarıdan izliyormuş gibi hisseder. Bu deneyimlerin adı derealizasyon ve depersonalizasyondur. Çok korkutucu olabilirler, ama tehlikeli değildirler ve çoğu zaman geçerler.

Tanımlar

  • Derealizasyon: Çevrenin gerçek dışı, uzak, bulanık, renksiz ya da cansız görünmesi. İnsanlar ve nesneler "cam arkasındaymış", "rüyadaymış" ya da "film setindeymiş" gibi gelir.
  • Depersonalizasyon: Kişinin kendinden kopuk hissetmesi. Kendini dışarıdan izliyormuş, robot gibi hareket ediyormuş, duyguları uyuşmuş ya da bedeni kendisine ait değilmiş gibi hisseder.
  • Dissosiyasyon (çözülme): Bilinç, bellek, kimlik ve algı arasındaki olağan bütünlüğün bozulmasını anlatan genel kavram. Derealizasyon ve depersonalizasyon dissosiyasyonun en sık görülen biçimleridir. Dissosiyasyon bir yelpazedir: Bir uçta herkesin yaşadığı dalgınlık ve "otomatik pilota geçme" anları, öteki uçta ağır travmalarla ilişkili dissosiyatif bozukluklar bulunur.

Nasıl bir his?

Bu deneyimi yaşayan kişiler çoğu zaman şöyle anlatır:

  • "Her şey bir rüyadaymış gibi, sanki gerçekten burada değilim."
  • "Aynaya bakıyorum, o yüz bana tanıdık gelmiyor."
  • "Konuşan benim ama sanki başka biri konuşuyor."
  • "Sevdiklerimin yanındayım ama hiçbir şey hissetmiyorum."
  • "Dünya düz, renksiz, iki boyutlu görünüyor."
  • "Zaman garip akıyor; dün çok uzak ya da az önce gibi."

Deliriyor muyum?

Hayır. Bu, en sık sorulan sorudur ve yanıtı önemlidir. Derealizasyon ve depersonalizasyonda kişinin gerçeği değerlendirme yetisi korunur: Kişi bu hislerin gerçek olmadığını, "her şey gerçek dışı gibi" geldiğini bilir. Psikozda ise kişi gerçek dışı deneyimlerin gerçek olduğuna inanır. Psikozu Psikoz nedir? yazımızda anlattık. Derealizasyon ve depersonalizasyon psikoza dönüşmez ve kişiyi "delirtmez".

Ne kadar yaygın?

Çok yaygındır. Araştırmalar, insanların büyük bir kısmının hayatlarının bir döneminde, çoğu zaman yoğun stres, uykusuzluk ya da kaygı sırasında kısa süreli derealizasyon ya da depersonalizasyon yaşadığını gösteriyor. Bu hislerin sürekli ya da sık sık tekrarlayarak kişiyi zorladığı depersonalizasyon-derealizasyon bozukluğu ise toplumun yaklaşık %1–2'sinde görülür.

Neden olur?

Derealizasyon ve depersonalizasyon, beynin aşırı stres karşısında devreye soktuğu bir koruma tepkisi gibi düşünülebilir. Duygular dayanılmaz hâle geldiğinde beyin adeta "sesi kısar". Sık görülen tetikleyiciler şunlardır:

  • Kaygı ve panik atak: Panik sırasında derealizasyon çok sık görülür. Ayrıntılar için panik atak ve kaygı yazılarımıza bakabilirsiniz.
  • Yoğun stres ve tükenmişlik
  • Uykusuzluk
  • Travma: Sarsıcı olaylar sırasında ve sonrasında dissosiyasyon sık görülür. Ayrıntılar için Travma nedir? ve Travma sonrası stres bozukluğu nedir? yazılarımıza bakabilirsiniz.
  • Esrar ve öteki maddeler: Esrar, sentetik kannabinoidler ve halüsinojenler, özellikle kaygılı kişilerde uzun süren depersonalizasyonu başlatabilir.
  • Depresyon
  • Seyrek olarak bazı tıbbi ve nörolojik durumlar: Migren, epilepsi ve bazı ilaçlar.

Kaygı ile kısır döngü

Derealizasyonu sürdüren en önemli etken, çoğu zaman ondan duyulan korkudur. Döngü şöyle işler:

  1. Kişi stres ya da kaygı sırasında ilk kez derealizasyon yaşar.
  2. Bu his çok korkutucudur: "Aklımı mı kaybediyorum?"
  3. Korku kaygıyı artırır; kaygı arttıkça derealizasyon da artar.
  4. Kişi sürekli kendini kontrol eder: "Hâlâ gerçek dışı mı hissediyorum?"
  5. Bu sürekli kontrol, dikkati hissin üzerinde tutar ve onu besler.

Bu döngüyü anlamak, onu kırmanın ilk adımıdır.

Depersonalizasyon-derealizasyon bozukluğu

Bu hisler süreklilik kazanır ya da sık sık tekrarlar, kişide belirgin sıkıntıya ve işlev kaybına yol açarsa ve başka bir nedenle (örneğin madde ya da başka bir ruhsal hastalık) açıklanamazsa "depersonalizasyon-derealizasyon bozukluğu" tanısı konabilir. Tanıyı bir psikiyatri uzmanı ya da klinik psikolog koyar. Belirtiler ilk kez ve açıklanamayan biçimde ortaya çıktıysa, özellikle baş ağrısı, bayılma ya da nöbet gibi bulgular da varsa, tıbbi bir değerlendirme gerekir.

Ağır travmalarla ilişkili daha karmaşık dissosiyatif bozukluklar da vardır. Örneğin önemli kişisel bilgilerin hatırlanamadığı dissosiyatif amnezi ya da dissosiyatif kimlik bozukluğu. Bu durumlar travma konusunda deneyimli bir uzmanla çalışmayı gerektirir.

Derealizasyon nasıl geçer?

  • Ne olduğunu anlayın. Bunun tehlikeli olmadığını ve delirmek anlamına gelmediğini bilmek, korkuyu ve dolayısıyla hissin kendisini azaltır.
  • Kontrol etmeyi bırakın. "Hâlâ var mı?" diye sürekli kendinizi yoklamak hissi büyütür. Dikkatinizi yaptığınız işe yönlendirin.
  • Topraklanma alıştırmaları yapın. Gördüğünüz beş şeyi, duyduğunuz dört sesi, dokunduğunuz üç şeyi, kokladığınız iki şeyi ve tadını aldığınız bir şeyi sayın. Soğuk su, yere sağlam basmak ya da elinizde bir nesneyi sıkmak da sizi şimdiye getirir.
  • Nefesinizi yavaşlatın. Yavaş ve derin nefes, kaygının bedensel tepkisini sakinleştirir.
  • Uykunuzu düzenleyin, esrar ve uyarıcılardan uzak durun.
  • Hareket edin. Yürüyüş ve egzersiz bedenle bağı güçlendirir.

Tedavi

Depersonalizasyon ve derealizasyon için en çok araştırılan tedavi, bu belirtilere uyarlanmış bilişsel davranışçı terapidir. Terapi kaygı ile kısır döngüyü kırmaya, kontrol davranışlarını azaltmaya ve belirtilerin altındaki kaygı, depresyon ya da travmayla çalışmaya odaklanır. Bu durumun kendisi için onaylı bir ilaç yoktur. Eşlik eden kaygı ya da depresyon için hekim ilaç önerebilir. Travmayla ilişkili dissosiyasyonda, önce güvenlik ve dengelenme üzerinde çalışan aşamalı travma tedavileri kullanılır.

Derealizasyon testi var mı?

Klinikte ve araştırmalarda dissosiyatif deneyimleri ölçen ölçekler kullanılır; bunların Türkçe uyarlamaları da vardır. Bu ölçekler deneyimin ne kadar sık ve yoğun olduğunu gösterir, ama tek başına tanı koymaz. Değerlendirmeyi bir uzmanla yapmak, nedeni ve tedaviyi belirlemek için en doğru yoldur.

Ne zaman yardım almalı?

Bu hisler haftalarca sürüyor, sık sık tekrarlıyor, işinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. Hisler bir travmadan sonra başladıysa, madde kullanımıyla ilişkiliyse ya da zaman kayıpları yaşıyorsanız da destek almanız önemlidir. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden yardım isteyin; acil durumda 112'yi arayın.

İlgili kitap önerileri:

Kaynaklar

  1. American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.
  2. Hunter, E. C. M., Baker, D., Phillips, M. L., Sierra, M., & David, A. S. (2005). Cognitive-behaviour therapy for depersonalisation disorder: An open study. Behaviour Research and Therapy, 43(9), 1121–1130.
  3. Hunter, E. C. M., Sierra, M., & David, A. S. (2004). The epidemiology of depersonalisation and derealisation: A systematic review. Social Psychiatry and Psychiatric Epidemiology, 39(1), 9–18.
  4. Sierra, M. (2009). Depersonalization: A new look at a neglected syndrome. Cambridge: Cambridge University Press.
  5. Simeon, D., & Abugel, J. (2006). Feeling unreal: Depersonalization disorder and the loss of the self. New York: Oxford University Press.
  6. Spiegel, D., Lewis-Fernández, R., Lanius, R., Vermetten, E., Simeon, D., & Friedman, M. (2013). Dissociative disorders in DSM-5. Annual Review of Clinical Psychology, 9, 299–326.

Bu konuda diğer yazılar

  1. Agorafobi nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi6 dk
  2. Evhamlılar İçin Esas Korku Filmi, Film Bittikten Sonra Başlar2 dk
  3. Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?3 dk
  4. Panik Bozukluğu ile ilgili Dr. Alp Karaosmanoğlu ile Söyleşi1 dk
Anksiyete bozuklukları: bütün yazılar
Paylaş: WhatsAppXFacebook
Derealizasyon ve depersonalizasyon nedir? Gerçek dışılık hissi neden olur, nasıl geçer? | Psikonet