Alkolizm

Madde Bağımlılıkları arasında özel bir yere sahip olan etil alkol (içki alkolü) yüzyıllardır hekimlerin uğraş alanı olmuştur.Alkol çok eski çağlardan beri keyif verici, yatıştırıcı, uyuşturucu ve ilaç olarak kullanılagelmiştir. Tarih boyunca kişilerin alkole karşı tutumları çok değişik olmuştur. Bazen dinsel törenlerde kullanılırken bazen de yasaklanmıştır. Fakat her çağda bir çok toplumda alkolun ılımlı miktarda kullanımı az çok kabul görmüş, aşırı ve uzun süreli kullanımı ise onaylanmamıştır.


Alkol kullanımındaki sorunlar, çağımızın en önemli sorunları arasındadır. Alkolizm sağlık sorunları, trafik kazaları, özkıyım, suça yönelme, aile parçalanması, ekonomik sorunlar, iş yaşamının bozulması gibi bek çok boyutu olan önemli bir sorundur.


Alkolizm bir hastalıktır. Etil alkol bağımlılığıdır, ancak her içki içen bağımlı değildir. Bazen normal içme nerede biter alkolizm nerede başlar sınırını çizmek kolay olmayabilir. Çok az miktarda alkol ile zehirlenme belirtileri gösteren ya da ileri derecede saldırgan olan kişiler vardır (patolojik sarhoşluk).


Alkolizm, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının, aile, sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol alma olarak tanımlanabilir. Ayrıca alkol alma isteğini durduramama ve alınan alkol miktarının giderek artması (tolerans), gözlenen diğer belirtilerdendir. Genellikle 20-40 yaşlar arasında görülür. Tüm dünya göz önüne alınırsa kadınların sayısı erkeklere göre çok azdır. Ancak gelişmiş ülkelerde kadın erkek sayısı eşittir.


Bağımlılık durumunda genellikle kişilerde şu özellikler gözlenebilir: Bedensel zararı görüldüğü halde içki içmeyi sürdürmek, ruh sağlığı üzerinde görüldüğü halde içki miktarını artırmak( ki bu doz bağımlı olmayanlarda ciddi zehirlenme belirtilerine yol açar), içki birakılınca bırakma/kesilme belirtilerinin ortaya çıkması, içkiye karşı aşırı istek ve tutku bırakma/kesilme belirtilerinin
engellemek için içki içmek, içki içme eylemi dışındaki başka ilgi, duygu ve zevklere yer verememek.


Alkolizm tanısında bir güçlük yoktur. Hasta ve hasta yakınları alkolizmi kolaylıkla tanırlar. Ancak hastaların büyük bir kısmı hekime ailenin, işyerinin ya da başka bi sosyal kurumun baskısı ile gelirler. Bundan dolayı kişi içtiği miktarı saklayabilir, muayene sırasında fazla belirti olmayabilir. Çevrenin bilgisi alınmadan bağımlılığın ne derece ciddi boyutlarda olduğu anlaşılamayabilir.


Alkol bağımlısı olanlar ya da alkolü kötüye kullananlarda sıklıkla başka psikoaktif maddelerin kullanımıda görülmektedir: Esrar, benzodiyazepinler, kokain, v.s. Alkol bağımlılarında ruhsal çökkünlük sık görülür. Bu çökkünüğün bir neden mi yoksa bir sonuç mu olduğu tartışılmalıdır.


TÜM KİTAPLARDA %45'E VARAN İNDİRİMLER

İyi Hissetmek
%37
indirim
30 TL
18.9 TL
Hayatı Yeniden Keşfedin
%38
indirim
32 TL
19.9 TL
Jane Doe

Psikiyatr H.Alp Karaosmanoğlu

1969 yılında İzmir'de doğdu. 1993 yında Ege Üniversitesi Tıp Fakülesi'nden mezun olduktan sonra Psikiyatri ihtisasını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tamamladı. Analitik Yönelimli Grup Terapileri, Bilişsel ve Davranışçı Psikoterapi, Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavileri eğitimlerini tamamladı.

2000 yılında PsikoNET Psikoterapi ve Eğitim Merkezini kurdu. Halen bu merkezin yöneticiliğini yapmaktadır. Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini ve süpervizyonunu bitirdikten sonra 2002 yılında Şema Terapi ile ilgilenmeye başladı ve 2005 yılının başlarından itibaren bu tedavi türünün ülkemizde tanınması ve uygulanması amacıyla eğitmlere başladı. ISST (International Society of Schema Therapy) tarafından "Advanced" seviyede Şema Terapisti ve eğitimcisi olarak tanınan Dr. Karaosmanoğlu halen bu eğitimleri sürdürmektedir.

2003 yılında PsikoNET Yayınlarını kuran Dr. Karaosmanoğlu, Bilişsel ve Davranışçı Terapi ve Şema Terapi konularında çeşitli kitapların çevirilerinde yer aldı ve editörlüklerini yaptı.

Yorumunuz