Sosyal Fobi

Sosyal ortamlarda bulunmaya duyulan gerçek dışı korkudur. Örneğin kişiler kalabalık ortamda konuşma, yemek yeme veya bulunma gibi durumlarda yoğun anksiyete bulguları yaşarlar.

Sosyal fobi oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Kadınların erkeklere göre daha sık etkilendikleri görülmektedir ve hastalık genellikle ergenlik döneminde başlar.

Tüm fobilerin psikanalitik yorumu, kabul edilmeyen istek ve dürtülerin yer değiştirmesidir (Displacement). Bundan daha eski bir yorum ise fobilerin şartlı emosyonel reaksiyondan oluşmasıdır. Genetik yatkınlık önemlidir. 1. Derece akrabalarında fobi olan kişilerin sosyal fobi geliştirme riski diğer kişilere göre 3 kat fazladır.

Fobik kişilerin normal bireylere göre beyne ve çevresel dolaşıma daha fazla norepinefrin ve epinefrin salgıladıkları ileri sürülmektedir. Ya da sosyal fobik bireylerin nor epinefrin ve epinefrine duyarlı oldukları düşünülmektedir.

Sosyal fobinin tedavi sonuçları hakkında çok fazla bilgi yoktur. İç görü yönelimli tedaviler, hipnoz, destekleyici terapiler, aile terapileri faydalı olmaktadır. Bilişsel davranışçı yöntemler sonuca ulaşmakta daha başarılı görünmektedir.

Uzun dönemli ilaç tedavileri, özellikle MAO inhibitörleri semptomlarda belirgin iyileşme sağlamaktadır. Kişinin yaşam kalitesini ileri derecede bozacağından dolayı hastaların bunun farkına varması ve tedavi arayışına yönelmeleri iyileşmenin önemli bir basamağıdır.


Bu rahatsızlık grubu ile ilgili kendine yardım kitaplarımız:


TÜM KİTAPLARDA %45'E VARAN İNDİRİMLER

İyi Hissetmek
%40
indirim
30 TL
17.9 TL
Hayatı Yeniden Keşfedin
%41
indirim
32 TL
18.9 TL
Jane Doe

Psikiyatr H.Alp Karaosmanoğlu

1969 yılında İzmir'de doğdu. 1993 yında Ege Üniversitesi Tıp Fakülesi'nden mezun olduktan sonra Psikiyatri ihtisasını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tamamladı. Analitik Yönelimli Grup Terapileri, Bilişsel ve Davranışçı Psikoterapi, Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavileri eğitimlerini tamamladı.

2000 yılında PsikoNET Psikoterapi ve Eğitim Merkezini kurdu. Halen bu merkezin yöneticiliğini yapmaktadır. Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini ve süpervizyonunu bitirdikten sonra 2002 yılında Şema Terapi ile ilgilenmeye başladı ve 2005 yılının başlarından itibaren bu tedavi türünün ülkemizde tanınması ve uygulanması amacıyla eğitmlere başladı. ISST (International Society of Schema Therapy) tarafından "Advanced" seviyede Şema Terapisti ve eğitimcisi olarak tanınan Dr. Karaosmanoğlu halen bu eğitimleri sürdürmektedir.

2003 yılında PsikoNET Yayınlarını kuran Dr. Karaosmanoğlu, Bilişsel ve Davranışçı Terapi ve Şema Terapi konularında çeşitli kitapların çevirilerinde yer aldı ve editörlüklerini yaptı.

Yorumunuz