Kötü Hissetmek Yetenek İster

Şu an aklınızdan geçen düşünceler, hissettiklerimizin gerçek nedenleridir. Bu düşünceler kişiye kendisini halsiz veya neşeli hissettirebilir. Kendinizi kötü hissettiğiniz herhangi bir durumda, hemen o anda aklınızdan geçen düşüncelere ve görüntülere dikkat edin.
Kendinizi kötü hissetmenize neden olan bu düşünceler olduğu için, onları değiştirerek daha iyi hissetmeyi sağlayabilirsiniz.


Büyük bir ihtimalle bu yazılanlar hakkında şüphe duyuyor olabilirsiniz. Çünkü olumsuz düşünme alışkanlıkları hayatımıza o kadar girmiştir ki, sanki otomatikleşmişlerdir. Bu nedenle bu olumsuz düşünceler bilişsel terapide otomatik düşünceler olarak adlandırılırlar. Bu düşünceler zihnimizde herhangi ek bir çabaya gerek olmadan oluşurlar ve sizin için sanki bir bardaktan su içmek kadar kolay ve doğaldır.


Bir Pazar sabahı, kendisini iyi hissederek, evinde gazete kumakta olan Ahmet’ i örnek olarak alalım. Aklında, okuduklarına ilişkin yüzeysel düşünceler geçmekte ve kendisini okuduklarının içeriğine fazla kaptırmadan sayfalara bakmaktadır. İçerisinin sıcak olduğunu hissederek yerinden kalkar ve pencereye doğru yönelir. Gözleri bir saniyeden daha kısa bir süre içinde yerdeki parkelere takılır sonra pencereyi açmak için pencere koluna odaklanır. Pencereyi açıp yerine tekrar döndüğünde içinde bir sıkıntı hisseder. Kalktığı gibi
hissetmemektedir. Arada ışık hızında bir şeyler olmuş, ama o ise sadece bedenindeki olumsuz hisleri fark edebilmiştir. Sıkıntısını gidermek için eğer sigara alışkanlığı varsa sigaraya yönelir veya mutfağa gidip bir şeyler atıştırır. Ya da neden olduğunu anlamadığı
bu sıkıntısı tüm gününe etki edebilir.


Şimdi bu basit olayı bilişsel modelin bakış açısı ile tekrar izleyelim. Ahmet neden kendisini sıkıntılı hissetmiştir? Ahmet pencereyi açmak için ilerlerken gözleri pencere tarafındaki parkelere takılmıştır. 15 gün sonra taşınacakları için parkenin üzerindeki cilanın bozulmuş olması önem kazanmıştır.

Pencereyi açıp yerine oturana kadar aklından şu düşünceler geçer:

  • Ev sahibi bu konuyu bahane ederek kaporayı vermeyecek.

  • Vermemek için bizi suçlayacak.

  • Bu olay beni çok sıkacak.

  • Yapacak bir şey yok, para onda.

  • Yine kullanılmış olacağım.

  • Yine haksız yere suçlanacağım.

  • Hakkımı savunamayacağım.

  • Avukatla uğraşmam gerekecek. Alacağımdan daha çoğunu kadar zaten avukata veririz.

  • Hiç bir çare yok.



Bu düşüncelerin tümü 1 saniyeden de hızlı olarak, ardı ardına Ahmet’ in zihninde akmıştır. Düşüncelerin bir kısmı iç konuşmalar, bir kısmı ise görüntü ve ses olarak geçmiştir. Ahmet ise sadece göğsündeki sıkışma hislerinin ve bedenindeki sıkıntının farkına varmıştır.


Duygularımız olaylara bakış açımızdan kaynaklanır, olayın kendisinden değil.


Ahmet’ i bu olayda sıkan şey “kapora konusu” değildir. Farkındaysanız ortaya olan biten bir olay da yoktur aslında. Onun canını sıkan, olabileceklere ilişkin beklentileri ve bakış açısıdır. Belki şu an sizin aklınızdan bile “Tabii ki, hep böyle olur. Bence Ahmet doğru düşünüyor.” gibi düşünceler geçiyor olabilir. Bunlar da sizin otomatik düşüncelerinizdir. Sizin zihninizden böyle düşünceler geçebileceği ise yazarın otomatik düşünceleridir. Çünkü hepimiz kendi deneyimlerimize dayanarak bir şeyler düşünürüz.


Bir olay hakkında bir şey hissedebilmek için onu önce anlamamız gerekir. Ne olup bittiğini eğer doğru bir şekilde anlarsak, duygularımız normal ve katlanılabilir olacaktır. Eğer algılamamız çarpık veya bozuksa, duygularımız da anormal olacaktır. Depresyon, sıkıntı ve diğer duygusal bozukluklar bu sınıfa girerler ve çoğunlukla zihinsel çarpıtmaların sonucudurlar.


TÜM KİTAPLARDA %45'E VARAN İNDİRİMLER

İyi Hissetmek
%37
indirim
30 TL
18.9 TL
Hayatı Yeniden Keşfedin
%38
indirim
32 TL
19.9 TL
Jane Doe

Psikiyatr H.Alp Karaosmanoğlu

1969 yılında İzmir'de doğdu. 1993 yında Ege Üniversitesi Tıp Fakülesi'nden mezun olduktan sonra Psikiyatri ihtisasını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tamamladı. Analitik Yönelimli Grup Terapileri, Bilişsel ve Davranışçı Psikoterapi, Cinsel İşlev Bozuklukları Tedavileri eğitimlerini tamamladı.

2000 yılında PsikoNET Psikoterapi ve Eğitim Merkezini kurdu. Halen bu merkezin yöneticiliğini yapmaktadır. Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini ve süpervizyonunu bitirdikten sonra 2002 yılında Şema Terapi ile ilgilenmeye başladı ve 2005 yılının başlarından itibaren bu tedavi türünün ülkemizde tanınması ve uygulanması amacıyla eğitmlere başladı. ISST (International Society of Schema Therapy) tarafından "Advanced" seviyede Şema Terapisti ve eğitimcisi olarak tanınan Dr. Karaosmanoğlu halen bu eğitimleri sürdürmektedir.

2003 yılında PsikoNET Yayınlarını kuran Dr. Karaosmanoğlu, Bilişsel ve Davranışçı Terapi ve Şema Terapi konularında çeşitli kitapların çevirilerinde yer aldı ve editörlüklerini yaptı.

Yorumunuz